yetmiş ikiden tavşan

21 Mart 2008 Cuma

ne yaptığını sorsalar ne diyebilirdi ki. gözlerini eğer ve hınzırca gülerdi ancak.'haklısın dostum.ahmaklıklarımın ve aylaklıklarımın sınırı yok.üzgünüm' demek istemişti. diyemedi. 'sonra' dedi yalnızca.ve bir digeri bence de haklı diyrek digerini onayladı,yüzündeki hoşnutsuz ifadeyle birlikte. en çok da bu işledi içine. dur! dedirtti. 'bu düpedüz aptallık. haksızlık.' yağmuru işitiyordu. ince ve şiddetliydi. fakat inceliği onu güçsüz kılmaya yetiyordu. bugün yağmuru sevmiyordu. son bir kaç gündür saçları dalgalıydı. bu halini seviyordu. yagmur izin vermiyordu böyle kalmalarına. bundandır belkide bugün ki isteksizliği. yağmurların dilini bilir misiniz? kendin ol! diyorlar gibi bugün. yağmur arınmak değil midir zaten. 'yağmurla konuşan biriyle tanışmak istiyorum' de-r-di -eger duyabilcek biri olsaydı.-.

19 Mart 2008 Çarşamba

yoksa her şey ben olmadığım zaman,benim olmadığım yerlerde mi oluyordu?