yetmiş ikiden tavşan
14 Mart 2008 Cuma
kuzen mesajı, kuzen telaşı, kuzen heyecanı, kuzen merakı, kuzen tedbiri, kuzen olgunlugu..
en zoru da ne biliyor musunuz? kuzen temizligi. odamı hiç böyle görmemiştim. tertemiz, hiç bişey yok göze batan. her şeyi kaldırdım. sanırım böylesi daha iyi. "anı" kelimesinden nefret ettim temizlik esnasında. insan sinemada yediği popcorn'un kabını anı diye saklar mı ya? öküz.
13 Mart 2008 Perşembe
sanırım hiç resim/fotograf göndermedim sana.utandım. ama yoo yoo bu kadar fena olamam.hemen ekliyorum.

heyheyheyyy...
günlerin garipliği havadan mı geliyor dersin? peki ya benim bu sakinliğim.bu tepkisizliğim.yarın tepkimi göstericem meydan da.ama yoo yoo kastettiğim bu değildi ki. akvaryumu temizliyorum. hem de hiç üşünmeden,yorulmadan. bazı şeylerin biraz zamanı var.henüz gitmek istemeyenler var. gitmek ile kalmak arası olanlar. onları köşeye bıraktım. gidersen bir zahmet atıver...arınmak lazım bilirsin işte. rüzgardan yana olmak değil bazen yağmurdan yana olmak lazım. biraz arınmak sonrasında biraz ısınmak..güneşten yana olmak değil kastım hep hazan da olmak.hep 'hazan' da. kahvem bitti. sonlarını sevmiyorum. hep soguk kısmı kalıyor. ve özellikle yazarken kahve içmek icecoffe gibi bir şey olsa gerek. böyle bir şey oldugunu sanmıyorum.uydurdum. her neyse görüldüğü gibi kahve biter yazı da biter. ve yazar -ben- yazmanın verdiği huzurla gülümser ekrana..
123merhaba.
12 Mart 2008 Çarşamba
Kimi geceler penceremden uzayı seyrederim. Uzayın adını ben koymadım. Uzayın adını yıldızlar, gezegenler kendi aralarında kararlaştırmışlar. Rahatlatır beni o. Bütün yağmurlar, uzayın derinliklerinden gelip yağar diye düşünürüm. Yağmurlar başka galaksilerden gelip yağar. Romantizme uyum sağlamak için de değil. Öyle. İşin gerçeği budur. Yağmurlar, bu dünyaya ait sanma. Bembeyaz bir yalnızlığın olmalı senin de. Lekesiz bir yalnızlık. Lekelenmeye müsait bir yalnızlık. Tedirginliğini buna bağlıyorum seni seyrederken. Pişmansın. Pişmansın kapıp koyveremediğin için sanki. Elinde olsa, avaz avaz bağıracaksın sokaklarda. ‘Neyim ben? ! ’ diye haykıracaksın. Olmuyor tabii. Olmuyor. Sıyrılır gibi lüzumsuz bir yerden, sıyrılıp kendi affına sığınıyorsun. Beni anlayacağın günler gelecek. Beni de göreceksin. Benimle tamamlanacak bir şeye benziyorsun çünkü. Korkma lütfen,
Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm.
(küçük iskender)
11 Mart 2008 Salı
10 Mart 2008 Pazartesi
tam yaptım derken üstüne bişey ekleniyor. pasta yaparken bir kat daha çıkmayı istemek gibi bişey. ama bu kadar mutlu değil. midedeki kelebeklerin de diğer arkadaşları gibi 1 günlük ömrü oluyor. cenazesine yetişemiyorsunuz. ellerinle güneşe dokunuyorsun ama kayboluyor. umut işte. ne kadar iyi görünse de dünyadaki en kötü kelime aslında..

