yetmiş ikiden tavşan

23 Nisan 2008 Çarşamba

öyle derken böyle oldu


=) sebepsiz bir mutluluk var icimde. hic durmadan ne kadar etrafimda dönebilirim acaba? ya başım dönerse? ufak bir korku yaratmıyor değil. çok zor bugünlerde hayat. ama hayat işte. böyle olması gerekmiyor mu? her zaman zor, katlanması güç ama yine de güzel. güzellikleri var. evet yanlış duymadın, var =)

azı dişinin arasına kaçan küçük cips parçaları kadar rahatsız edici bir şey varsa o da yılbaşında ne hediye alacağını seçmektir. yaz geldi aptal ne yılbaşısı :) dondurma reklamlarından nefret ediyorum. dondurma reklamları yasaklansın. her yaz geldiğinde göstermek zorundalar sanki. peh.

yeni yıkanmış kıyafetleri odama serince, odam hiç kokmadığı kadar güzel kokuyor. kola şişelerinin depozitoları gözümün içine bakıyor. fotograf makinemin deklanşörü göz kırpıyor. okulun karşısındaki kırtasiyeden aldığım ders notları zıplıyor, yerinde duramıyor. ama her şeye rağmen uyku yok hala.

telefonumu arkadaşımda unuttum. arkadaşlarımın anneleri onları aradıkça kıskanıyorum. evet doğru beni arayan yok ama mesajlar bir nebze olsun nefes almama yardımcı oluyor. serumla yaşamayı kabullenmeliyim. joyistickin sağ kolu bozulmuş. joyistick solcu olmaya karar vermiş. saygı duyarım.

matrix değil de panteri nasıl seçtim hala aklım almıyor. yandan çizgili iyi fikir. birazcık da olsa sinirimi alıyor. derin nefes al, sonra ver. bir daha al, yine ver. çay iç. gülümse.

toplam 3 tane sony reklamım oldu. tesadüfi yerlerde karşıma çıkmayı seviyor. daha önce sony reklamlarını biriktiren birisiyle tanışmadım. belki o da hayatın anlamının 42 olduğunu kabul ediyordur?

yine de hayat güzel =)

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa